Pazar, Nisan 25, 2010

RAHVAN ATLARI KOSUSU

RAHVAN ATLARI KOSUSU




3-2-1… Yeniden yayindayiz!
.
Atlar… Uzun sure iri cusselerinden dolayi korktugum, yanlarina cifte atacaklar korkusuyla yanasamadigim, buyuk baslari ve cenelerinden dolayi sevmeye kalkissam isiracaklar diye urktugum ve sanki beni ezecekler diye uzaktan ancak bakabildigim hayvanlar… Atlar…
.
Insanlarin, eski harp meydanlarindaki yardimcisi… Yuk tasimada hizmetcisi… Yaris, cirit, cit atlama ve av sporlarinda nese ve zevk ortagi… Diger hayvanlarin arasinda yuzyillardir insanin tek ortagidir birlikte spor yapabilen…
. .
At, cesur ve atilgan oldugu gibi sahibine son derece itaatkârdir. Sahibi dilerse doludizgin, dortnala kosar, isterse aheste yurur, isterse durur. Yorgunluga bakmaksizin kendini catlatmak pahasina da olsa olanca gayret ve kuvvetini itaat ugruna sarf eder.
...
Iki sene oncesine kadar degil bir ata binmek, yelelerine bile dokunamamistim. Oysa ki cok gec oldu insanlara hizmet eden hayvanlarin en kabiliyetlisi ve kiymetlisi olan atlarla tanismam ve kaynasmam…
.

..
Zaman zaman ben dâhil karistiriyoruz isimleri bu dostlarimizin. Atlarin; erkegine aygir, disisine kisrak, yavrusuna tay, igdis edilmis olana da beygir deniliyor… At ise onlarin genel adi…
.
Benim de onceden bilmedigim, bu kosu sayesinde ogrendim bir sey bu “rahvan” Neymis dediginizi duyar gibiyim! Tamam ben de bekletmeden hemen yazacagim:)

.
..

RAHVAN; kelime anlami ile yavas yavas yurumek, rahat yurumek anlamindadir. Atcilikta, atin “tek ayak” kosma stiline verilen isimdir. Atin ayni taraftaki ayaklarinin birlikte hareket ettigi ve binicisini sarsmayan bir kosu seklidir. Hani bazi kare bulmacalarda cikar karsimiza, atin esgin yuruyusu diye... Iste onun cevabu bu: rahvan. Osmanli'da ust duzey yetkililerin ve padisahin ati rahvan at olurmus...
.

.

Rahvan yarislarinda atlar dortnala kosmuyor. Yarislar, atlarin sadece suratleriyle sinirli degil, atin rahvan yuruyusunu bozmamasi esas aliniyor. Yurume ile kosma arasinda bir stille yarisiyorlar. Biniciler, atin bu ritmik kosusunu “rahvan kosan atin uzerinde kahve icsen kahvenden bir damla dokulmez” diye tarif ederlermis:)
.
.
Bu yarislarda onemli olan para kazanmak degil, san, seref ve odulle birlikte verilen Turk Bayragidir. Yarisi kazanan at sahibinin aldigi bayrak, atin boynuna asilir. Bu onun icin odullerin en buyugudur.

.

.
Rahvan atcilikta, at sahibinin maddi kazanc beklentisi yoktur, ticari amac gutmezler, tamamen spor ve eglence amaclidir yarislar onlar icin. Atlar, ailenin bir ferdi gibi sahiplerini tanirlar. At sahipleri, atlarini kendi imkan ve olanaklari icinde evlerinde veya ciftliklerinde bakarlar. Yani hayatin icindelerdir. Egitimleri daha tayken baslar. Ilk rahvan adimlari sahibine en az on mecliste anlatacagi kadar gurur verir. “Ben de bir tay alayim yetistireyim, benim de rahvan yaris atim olsun” diyemezsiniz. Deseniz de basariya ulasamazsiniz. Cunku rahvan yuruyus sonrasdan ogrenilmezmis. Anne yada babadan alirmis tay bu ozelligi. Bunun yanisira safkan arap atlarina ciddi bir egitimle rahvan yuruyus asilanabilirmis... Ve, eger o yil yarista basi almissaniz naminiz da yayilir.
.

.

Atlarla bu kadar icli disli olmus milletin kendine has bir ati olmaz mi diyenlere de cevap;”Iste Turk Ati!” ve tarihi mirasimiz: “Rahvan Atlari Kosusu”. .

Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nin Fethi Senlikleri kapsaminda, Rahvan Atlari Kosusu duzenlendi. Yarismaya cok cesitli at sahipleri katildi; citfligi olanlar, koylerden gelenler… Kosu, senlikten ziyade panayir havasinda oldu. Ortam oldukca amatordu. Sanirim bunun sebebi, rahvan ati kosusunun fazla taninmamasi ve dolasiyla beklentilerin olusmamasiydi. Kosu parkuru atlar icin duzenlenmis olmasina ragmen, izleyiciler icin herhangi bir ozel duzenleme yapilmamisti. Yiyecek standlari yoktu. Izlemeye gelenler etrafa yayilmislardi, biz de haliyle. Mobil tribunler kurulmus olsa, gozleme vb. standlari yapilmis olsa, gunesten korunmak icin cadirlar&brandalar hazirlanmis olsa, atcilik ve binicilik ile ilgili brosurler dagitilsa … Daha da guzel olurdu…
.

.
Izleyici gozuyle bize yansiyan bu organizasyon eksikligine ragmen, bu aktivitenin duzenlenmis olmasi bile yeterli dedik :) Veee, hemen yerimizi aldik…
.
Havanin hafif puslu olmasi isimize geldi. Atlar da bu durumdan memnundu. Sahipleri ile birlikte yarisma oncesi isinma turlari atiyorlardi kendilerine ayrilan meydanda. Bazi biniciler atlarini aska getirmek icin hizli hizli kosturuyor bazilari ise ritimlerini kacirmasinlar diye sadece turluyorlardi. Ama hepsinde ayni ozen vardi… Tabii butun atcilarin gonlunde basa kosmak ve basi almak var. Cunku rahvan meydaninin krali olmak var isin ucunda.

.
Biniciler uzerilerine formalarini giyip yaris icin yerlerini aliyorlardi yapilan anonsla birlikte. Ve yarisin start almasiyla atlar rahvan kosuya geciyorlardi. Aralarinda ayak hareketini kaciranlar once uyariliyor, uyarilar sonucu ritmi tutturamayanlar diskalifiye ediyordu. Her bir turda birinci gelen ise finale kaliyordu.

.
Turlar cesitli kategorilerde yapilmis. Ama ben bunlari bilmedigim icin anlamadim tabi ki :):):) Kusuruma bakmayinnnnn…
.

Onumuzdeki sene daha profesyonel bir organizasyon beklentisi icinde yeniden atlarla bulusmak uzere!
.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder