Cuma, Ağustos 12, 2011

CENNET


CENNET

Aylardan Ağustos... Pek rastlanır bir durum değil sıcaklığın birden düşüp sağanak yağışın başlaması, bulutların güneşi kapatıp griliklerin kaplaması... Aşırı sıcak ve nem yoğunluğundan sonra, bu yaz molasına bu kadar sevineceğim, hırkamı üzerime almak için bu kadar can atacağım, neskafemin sıcaklığının büyüsüne bu kadar kendimi kaptıracağım aklıma gelmezdi...
.
.
Aklıma gelmeyen ne çoklar varmış aslında... Artık aklıma gelmesi bir yana, vakit kaybı olmasın diyor olsa gerek evren, yaşıyorum doğrudan... Hayattn göreceğin ne varsa hayata dair hepsi bir arada olsun diyor olsa gerek...
.
.
Oyunun kuralını bozamam... Ne göreceksem göreceğim, ne yaşayacaksam yaşayacağım... Ne öğreneceksem, öğreneceğim...
.
.

Dün akşamdan beri sürekli düşünüyorum... Oturuyorum, düşünüyorum... Kalkıyorum, düşünüyorum... Yatıyorum, düşünüyorum... Yürüyorum, düşünüyorum... Gidiyorum, düşünüyorum... Geliyorum, düşünüyorum... Yüzüne bakıyorum, gene düşünüyorum....
.
.

Ne gündü be! diyorum... Ne çirkin! bir gündü be diyorum... Ne edepsiz! bir gündü be diyorum... Ne sahte! bir gündü be diyorum... Ne arsız! bir gündü be diyorum... Ne yalancı! bir gündü be diyorum...
.
.

Ortada çok şey vardı... Hemen kapışıldı... Yağmacılık diz boyu! Kimse kimseye sormadı, buna seninde ihtiyacın var mı diye... Kimse kimsenin gözünün yaşına bakmadan alıp tüketti... Kapıp! tüketti... Benim! dedi... Tüketti... Geriye pek az şey kaldı...
.
.

Geriye kalanlar, olsa olsa gözden düşenlerdi demek ki... Pek ilgi çekmedi demek ki... Onları almak, yük almak demekti demek ki... Kimse elini sürmek istemedi...
.
.

Ben elimi uzattım... Payıma düşen neyse ben razıyım dedim... Ben alırım dedim... Ben yük! olsa bile sırtımda taşırım dedim.. Ben onlarsız zaten yapamam dedim... Benim kıymetlim olur onlar dedim...
.
.

Umarsanmadı dediklerim... Kimsenin de gözü yoktu zaten... Alacaklar alınmıştı...
.
.

Ben uzandım, ve aldım... Değer'i aldım... Had'di aldım... Saygı'yı aldım... Ar'ı aldım... Bazılarını aramadım bile... Oyunun kuralını öğrenmiştim, en azından burdan kurtardım ben de! Ben de yetişebildim! Aramadım... Sevgiyi aramadım... Dürüstlüğü aramadım... Nezaketi aramadım... Vakit kaybetmedim! Ben de taşların yerini görebildim, ve yetişebildim! Aramadım bunları!
.
.

Geriye çok az şey kaldı....
Geriye sadece "sız"lık kaldı... Değer"siz"lik... Saygı"sız"lık... Edep"siz"lik... Terbiye"siz"lik... Had"siz"lik... Ar"sız"lık... Yüz"süz"lük... Den"siz"lik...

.
.

Hayret ki ne hayret! Kapış kapış geriye kalanları almak için yarışıyorlardı... Ben görünen o ki; daha işin başında çuvallamıştım... Yanlışa yatırım yapmıştım... Güneş batıdan doğuyordu... İçimdeki herşey itinayla silindi, kazındı, yerlerine güvensizlik, stres, mide bulantısı yerleştirildi...
.
.

Cehennemin dünya üzerinde vukuu bulmuş hali olan hastalıklı ruhlar, acı içinde kıvranan ruhlarına pansuman olsun diye kazançlarını hangi değerlerden arıyorlar, yazık ki ne yazık...
.
.

Bunları düşünürken, tesadüfen aşağıdaki karşı karşıma çıktı... Tam ertleniyordum, tam efkarlanıyordum... Ama geçti... Dertlenmedim, efkarlanamadım... "sız"lıkları bıraktım, sırtımdaki yüklerime sarıldım...
.
.

Sıcak neskafem ve beni sıcak tutan hırkamın yanında artık iki dost daha göz kırpıyor bana, tremisum ve gittikçe artan migrenim... Ve yaşayamadan kaybolup giden efkarım :)


İşte karşıma çıkan şarkı:
hani fani bu hayat ümit bağlayamam
olmadı diye oturup ağlayamam
gönlü geniş olan sükutu öğrensin
sevgimi yok yere ele bağlayamam
gelir mi diye hayallere sığınamam...
kemale eren kendinden versin

sevdim, kaç kere bilemem
yaşadım, yok inkar edemem
bıktım, senle baş edemem ben
zaman öyle de geçiyor
hayat böyle de bitiyor
ama umudum cennetten

ben dalkavuk olanı hizaya getiremem
sorma bana ben görünmezi göremem
merak eden kendine yönelsin
boş yere kimseyi oyalayıp üzemem
geçici şeylere heves edip üzülemem
fikrim, hevesimi alt etsin

sevdim, kaç kere bilemem
yaşadım, yok inkar edemem
bıktım, senle baş edemem ben
zaman öyle de geçiyor
hayat böyle de bitiyor
aman umudum cennetten

ben gözü görmeyene resim gösteremem
değerimi bilmeze değeri öğretemem
o önce, e haddini öğrensin
biten sevgiye imrenip özenemem
boş sözü duyup düstur edinemem
eden, kendine ah etsin

bildim lakin söylemem
gördüm ama izah edemem
dünya, senle baş edemem ben
zaman öyle de geçecek
hayat böyle de bitecek
e bitsin, umudum cennetten
sevdim, kaç kere bilemem
yaşadım, yok inkar edemem
bıktım, senle baş edemem ben
zaman öyle de geçiyor
hayat böyle de bitiyor

2 yorum :

  1. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil