Cumartesi, Temmuz 28, 2018

BURSA ENDURO BAHAR SENLIGI'18

BURSA ENDURO BAHAR SENLIGI'18

Zaman dediğimiz kavram ne kadar da göreceli gerçekten. Şu dünya hayatımızda bizi zorlayan en zor kavramlardan biri olsa gerek. Yeri geliyor içinden çıkamayacağımız dilimler yaşıyoruz yeri geliyor oldu mu o kadar diyoruz. Yere yere sığıyor ne göğe. Ne elde tutuluyor ne avuçta kalıyor. Varsa yoksa anca zihinlerimizde.

6 sene önceymiş katıldığımız Enduro Bahar Şenliği, oysaki düşününce sanki geçen sene hadi bilemedin evveli sene gibi (Yazısını okumak için: TIKLAYIN).
 
Bu sene birer hafta arayla aynı kamp alanındayız: Kocayayla’dayız. Geçen hafta 3. Türk Dünyası Ata Sporları Şenliği için kampımızı kurmuştuk (Yazısını okumak için: TIKLAYIN). Geçen hafta Bursa’ya inmeden önce aynı yere bir sonraki hafta gelmeyi planladığımız için kampa devam edecek komşularımızla anlaşıp çadırımızı kurulu bırakacaktık. Son anda fikir değiştirip çadırı toplamaya karar verdik, hani olur da bir nedenden ötürü çıkamazsak çadırımızdan olmayalım veya daha sonra sadece çadır toplamak için yollara düşmeyelim dedik. İyi de yapmışız, üşengeçlik etmeyip çadırımızı toplamakla. Zira Perşembe ve Cuma günleri öylesine sağnak yağış yağdı ki, şehirde bile çok yerde sıkıntı yaşanırken dağda kamp komşularımız için de yağış zorluk yaratmış. Şenliğe katılmak son gün vazgeçince Cuma gecesi kanlı ay tutulması seyri Gökyüzü  Gözlem Etkinliğine katıldık. (Yazısını okumak için: TIKLAYIN) Perşembe ve Cuma günlerindeki yağış gökyüzümü terk edip Cumartesi sabahı hava günlük güneşlik olunca da "kontratımız mı var katılamayacağız diye, ha gayret, iş epi topu eşyaları arabaya yüklemeye bakar" dedik ve yola çıktık. Çok da iyi yapmışız. Bir gece önce yüzyılın ay tutulması yaşandıysa bu seneki Enduro’da da bizim için yüzyılın buluşması yaşandı, üç çadır cümbür cemaat kamp yaptık. Tabii daha gerçekçi bir gözle; gece konaklamalı piknik :))) diyebiliriz aslında biz buna. Kampın en güzel görüntülerini hayatlarımızdaki üç minnoş verdi. 
Etkinlik günü olarak belirlenen Cumartesi günü saat 11de organize edilen Baraklı ve Gököz Göleti çevre gezisine, henüz o saatte evde olduğumuz için katılamadık (Ama daha önceye ait Baraklı-Boğazova Mevkii trekking yazısını okumak isterseniz: TIKLAYIN) Saat 14 ve 15teki yoğurt yeme ile halat çekme yarışlarına da yolda olduğumuz ve alana varıp çadırımız kurmakla meşgul olduğumuz için katılamadık. Ormanın içinde olmak daha keyif verici geldiği için pek de acele etmedik. 17deki motocross yarışlarını alandaki standları gezerken fark edemedik diyebilirim. Bu seneki şenlik bizim etkinliklerden ziyade eş, dost ve arkadaşlarımızı görmek tatlı bir huzur almak üzerine kuruluydu. Gece düzenlenen konser ise ses ve ışık düzeni ile oldukça başarılıydı.

Kalabalık geçen haftaki şenlikten çok daha fazla idi. Ama buna rağmen tüm kamp ve şenlik alanında hiç uyumsuzluk yoktu. Sanki birer hafta arayla farklı şenliklere ev sahipliği yapan yayla, aynı yayla değil de ikisi içinde farklı yaylalardı. Buradan bir kez daha anlıyoruz ki her bir şenliğin kendine has bir katılımcı portföyü bir dokusu bir nüansı bulunuyor ve iç içe geçirmek her zaman sinerji yaratmıyor, bırak dağınık kalsın misali bırak her biri farklı tarihlerde yapılsın.

Her yaşadığımızın tevafuk olduğu idraki ile bu kampımızdan ne öğrendik dersek; bir sonraki kamp maceramız için mutfak eşyalarımızı daha farklı ekipmanlar ile değiştirmeyi ve minik canlıların doğal vücut fonksiyonları için anlık yürek kabartısı yaşamamayı… Ha bir de ne yaparsak yapalım ne edersek edelim senede bir yayla su borularını patlatmak kaderimize yazılmış :)))) Bunu artık biz, komşumuz ve yayla sorumlusu karakteristik bir Kocayayla kamp hatırası olarak kanıksıyoruz büyük bir sükûnetle :)

Cuma, Temmuz 27, 2018

KANLI AY TUTULMASI 2018

KANLI AY TUTULMASI 2018
Bu sene böyle bir merak oldu. Televizyonlarda ve sosyal medyada o kadar çok dile geldi ki, içinde bulunduğumuz 21. yüzyılın en uzun ay tutulması birçok kişinin ilgisini çekti. Ayın dünya, dünyanın da güneş yörüngesinde dönerken konumları itibariyle sıralamanın güneş-dünya-ay olduğu ve güneşten ışık alan ayın araya dünyanın girmesiyle ışık alamayıp karanlığa gömülmesi olan ay tutulması, ayın görünen yüzündeki ışık değişiminin kızarmasından dolayı ilgi çekici bir isme bürünerek kanlı ay tutulması olarak anılıyor.
Ay tutulması fiziksel bir gökyüzü olayı olarak değerlendirilirken aynı zamanda da birçok farklı bakış açısına kapı aralıyor. Kimi spiritüel konulara yelken açarken kimi insanlığın başlangıcına kadar gidip eski şaman adetlerine uzanıyor. En çok endişe veren kısmı da ayın çekim gücü etkisiyle yerküre üzerinde yaşanan veya yaşanması muhtemel gözüken doğa olayları oluyor. Tabi ki astroloji boyutu da temel başlıklardan biri.

Konunun ilgilerince “Ay tutulması, Türkiye'den 2018-2020 yılları arasında gözlenebilecek 6 tutulmadan ikincisinin gözlenebileceği tarih olan 27 Temmuz akşamı gerçekleşecek. Bu yüzyılın en uzun süreli Ay tutulması 1 saat 43 dakika devam edecek. Tam Ay tutulması ile uydumuz mükemmel bakır kızılı renginde olacak. Ayrıca 27 Temmuz'da Dünya ile Mars da birbirine en yakın konumda olacak. Bu da Mars'ın gökyüzünde oldukça parlak görünmesini sağlayacak. Güneş sisteminin en büyük iki gezegeni Jüpiter ve Satürn de astronomi meraklıları için bir gökyüzü şöleni sunacak. Ay ve Mars doğu ufkuna yakın olsalar da gözlenebilecek” deniyor. 
Bursa Amatör Astronomi Kulübü ve Bilim Teknoloji Merkezi'nin organizasyonu öncülüğünde ay tutulmasını seyretmek için Hüdavendigar Kent Parkı’na katlanır kamp sandalyelerimizi sırtlayıp elimize de termosumuzu ve muglarımızı alıp yola koyulduk. Dün ve gün içinde akşamüstü hava ciddi yağışlı olduğu için yoldayken gözümüzün bir ucu trafikte bir ucu da gökyüzündeki bulutlardaydı. Hava da serindi. Bulutlar ayı kapatmasaydı da gittiğimize değseydi düşüncesindeydik.
Hüdavendigar Kent Parkı’na ilk gelişimizdi. Astronomi Kulübü’nün toplanma alanına uzak olan diğer kapıdan giriş yapmışız. Bir bakıma da iyi oldu aslında, parkın içini gezme fırsatı bulmuş olduk. Hafif serin hava keyif verdi.
Toplanma alanına geldiğimizde kulüp tarafından kurulan teleskoplarla ayı görmek isteyenler uzun uzun kuyruk oluşturmuşlardı. Ayı tutulma dilimlerinde teleskopla gözlemlemek çok güzel olacaktı ama o sıraya girmek hiç cazip gelmedi. Biz de tutulma safhalarını çıplak gözle izledik. Kısmi tutulmayı ve bahsedilen kızarmayı rahatça gözlemledik. Daha ayrıntılı görmek için de internet üzerinde NASA bağlantısını açarak canlı yayını takip ettik. Ara ara da cep telefonları ile çekimler pek verimli olmadığından gökyüzü tutkunlarının tripot üzerine kurulu profesyonel fotoğraf makinelerinin ekranlarına misafir olduk.

İşte kızıl ay tutulması:
Ve burda da kızıl ay ile açılı sağ alt kısmında görünen kızıl gezegen mars:

Üzerine çokça yorum yapılan bu gökyüzü olayının hepimizin ortak en yüksek hayrına olması dileğiyle…


İlgili Linkler:
Nasa Canlı Yayını:
https://youtu.be/uqBStEIVF8o

Dünyanın farklı ülkelerindeki ay tutulması fotoğrafları:

Cumartesi, Temmuz 21, 2018

3. Türk Dünyası Ata Sporları Şenliği ve Kocayayla Kampı

3. Türk Dünyası Ata Sporları Şenliği ve Kocayayla Kampı
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından, Türk kültürünün en değerli ata sporlarını gelecek nesillere tanıtmak ve Türk halklarının gönül birlikteliğini güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilen 3. Türk Dünyası Ata Sporları Şenliği bu sene de Keles ilçesi Kocayayla Kamp ve Mesire Alanı’nda düzenlendi (2. Türk Dünyası Ata Sporları Şenliği yazısını okumak için: TIKLAYINIZ).
Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan ve Türkmenistan’dan sanatçı ve sporcular ile Türk coğrafyasından yoğun katılımın olduğu şenlik, Keles Kocayayla’da birbirinden özel sportif gösterilere sahne oldu. Cirit, rahvan, binicilik, güreş, kökbörü gibi yaklaşık 5000 yıllık ecdat yadigârı ata sporları Kocayayla’da tanıtıldı. Şenlikte dağ yöresi gelin alma, ipek üretimi, ipek halı ve kilim dokuma gibi kültürel değerler de tanıtıldı. 
Şenliklerde, geleneksel okçuluk müsabakası, atlı gösteriler, oba alanında farklı kültürlere ait tanıtımlar ve ritüeller, geleneksel çocuk oyunları ve yağlı güreş müsabakaları da yapıldı. Yapılan yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri, şenliğe katılanlara da sertifikaları da verildi. Kocayayla’da 309 sporcu ve 150’nin üzerinde sanatçının katıldığı etkinliklerde sanatçıların Türk İslam eserlerine yönelik çalışmaları, mangala-Mas Güreşi ve manej alanında binicilik eğitimleri de ilgi topladı. Halk dansları gösterileri, konserler, sanatsal faaliyetler ve kültürel ritüellerin yer aldığı etkinlikte, Kocayayla’ya konumlandırılan yurt çadırları tarihteki 16 büyük Türk devletini temsil ederken, Orhun Yazıtları’nın bire bir örneklerinde ise yazıtların canlı anlatımları yapıldı. Osman Gazi’nin otağ kurduğu, Orhan Gazi ile Nilüfer Hatun’un düğünlerinin yapıldığı, bir cihan devletinin temelinin atıldığı Kocayayla, tarihi bir şölene mekân oldu. (https://www.bursa.bel.tr/ata-sporlari-rekor-kirdi/haber/26208)

Biz de geçen seneden tadı damağımızda kalan kampımızı hatırlayarak birkaç gün öncesinden hazırlıklarımıza başladık (Kocayayla Kampı yazısını okumak için: TIKLAYINIZ). Cumartesi sabahı erken saatte katık niyetine simitçi fırınından taze çıkmış simitlerimizi alarak yola koyulduk.  Köy/ilçe merkezine ulaşınca diğer yiyecek ihtiyaçlarımızı temin ettik. Rahat bir şekilde yaylaya ulaştık. Jandarma geçen seneki gibi bu sene de kamp alanına ulaşan yolu araç girişine kapatmış ve alt kısımda geniş düzlük alanı otopark olarak kullanılmasına izin vermişti. Ancak kamp eşyalarımızı tek tek taşımak zor olacağı için kimlik karşılığı iç otoparka ulaştık. Yine elektrik, su ve tuvalet kolaylığını sağlayan geçen seneki merkezi bölgede çadırımızı konumlandırmayı seçtik. Ve yine bu sene de geçen sene seneye de buradayım diyen komşumuzla çadırımızı yan yana kurduk. Yan taraftaki düzlüğü de gelecek olan arkadaşlarımızın çadırları için ayırdık.
Bu senenin en güzeli, çadırımızı o kadar kolay kuruşumuz oldu ki; önceki kamplardaki halimizi hatırladık. Ve bir başka güzellik de artık su hattının yerini biliyor oluşumuzdu, hiç biri patlamadı ve komşumuz, yayla sorumlusu ve bizim için beklenmedik bir aksiyon olmadı :))) Bu sene kamp ateşi yakamadık, çünkü bodur varilleri kendi alanlarını bantla sınırlandıran gürültücü şenlik gösteri ekiplerince zapt edilmişti. Mangal üstü ateşi ile yetindik. Ay ışığı da aynı ekibin spot lambalarının ormanı aydınlatmasından ötürü hüzünlenip yüzünü daha da silikleştirmişti. Sadece ay küsmemiş orman da küsmüş ve yaprak hışırtısı, ateş közü patlaması, dal çıtırdaması, toprak gıcırdaması daha da sessizliğe gömülmüştü tavla zarı sesleri, gece yarısına kadar süren birbirinden uyumsuz yüksek sesli müzik, açık alan kıraathanesi muhabbetleri yüzünden… Aşırı kalabalık ve kimin nerede dolaştığının anlaşılamamasının verdiği tedirginlikten de dolayı biz çadırımızdan fazla uzaklaşamadık. Geçen senenin sakinliği ve huzurunu aradık. Belki de çadırımızı yanlış yere kurduk. Geceye kalmadan gündüzden kestirebilseydik keşke.  Tabii bu sınırsızlığın*** tadımızı bozmamasına gayret ettik. Konfor 5 üzerinden 3 oldu.
Başlayan güzelliklerin, gösterilen çabaların, harcanan emeklerin yükselerek devam etmesi ve bozulmaması dileğiyle, hoşça kal 3. Türk Dünyası Ata Sporları Şenliği ve Kocayayla Kampı!

*** Bu sene bir farklılık vardı. O da Ata Sporları Şenliği’nin tarihi ile yöresel 52. Keles Kocayayla Kültür Şöleni’nin aynı tarihte aynı alanda yapılmasıydı. Bu bize göre büyük bir handikap olarak Ata Sporları Şenliği’ni gölgeledi. Çünkü, şenlik ve şölen programlarının kendi içinde birbirinden bağımsız bir dinamiği vardı. Bu bağımsız iki dinamik bir arada olunca uyumu sağlanamayan konforsuz kalabalık katılımcı profili oluşmuştu. Şenlik alanının stand düzeni ile şölen alanın seyyar tezgâh stand düzeni arasında dağlar kadar fark vardı. Kamp alanı iç otoparkında kurulan gezici oyun alanı, yol üstündeki eğreti satıcılar, kâğıt oyunları, halka atma oyunları,  birbirini kilitleyen araçlar, kamp alanı ziyaretçilerini doğa keyfinden alıkoyan spot lambalar, yüksek sesli müzikler, açık hava kır kıraathanesi oluşumu geçen sene yaptığımız kampın konforunu bu sene bize sunamadı. Bu konforsuzluğa, şenlik gösterileri gruplarının kamp alanında kendi aralarında gruplaşarak kurdukları kamp da bir başka olumsuzluk olarak katkı sağladı. Zira kırmızı bant ile çevreledikleri ağaçların arasında kurdukları 8-10 çadır grubu üyeleri, kampçılık kültüründen uzak olduklarını pervasız gürültücü tavırları ile birçok kamp sakinine gösterdiler. Umarım önümüzdeki sene ya bu organizasyonlar bir arada yapılmaz ya da her ikisi de yüksek güzellikle olur ya da birkaç saatliğine gün içinde yaylaya çıkarız ya da tekrar kampa şenlik dönemi gelmeyiz anılarımızla şenliği yaşarız ya da hiç gitmeyiz… bilemiyorum…